Metlivi Blog

Günlük bir konuşmada şefkat ve empati

Biri zor bir anını paylaştığında düşünceli bir yanıt vermeye çalışıyorsanız empati, bu deneyimin onun bakış açısından nasıl hissettirdiğini anlamaya çalışmak anlamına gelir. Şefkat ise onun yaşadığı zorluk için endişelenmeyi ve yardım etme arzusunu ekler. Bu fikirler genellikle örtüşür, ancak aralarındaki ayrım bir sonraki cümlenize rehberlik edebilir: duyduklarınızı yansıtın, ardından desteğin iyi gelip gelmeyeceğini sorun.

24 Eylül 20265 dk okuma süresiİlişkiler ve yaşam evreleriYazan: Metlivi Editorial Team
Bölüm 1

Empati ile şefkat arasındaki fark nedir?

Cambridge, empatiyi bir başkasının durumunu hayal ederek onun duygularını veya deneyimlerini paylaşabilme yeteneği olarak tanımlar. Şefkati ise başka bir kişinin acısı veya talihsizliği karşısında duyulan güçlü bir his ve beraberinde gelen yardım etme arzusu olarak tanımlar (Cambridge Dictionary: empathy; Cambridge Dictionary: compassion). Basit bir ifadeyle empati anlamaya odaklanır; şefkat ise içten bir ilgi, endişe ve yardım etme niyeti getirir.

Bunlar katı kategoriler değil, faydalı ayrımlardır. Endişe duymak birinin bakış açısına dikkat etmenize yardımcı olabilir ve onun durumunu anlamak sizi doğal olarak destek teklif etmeye yöneltebilir. Bir konuşmada kişi, hangi duyguya sahip olduğunu açıkça belirtmeden de her ikisini ifade edebilir. Kelimeler, doğru bir şekilde dinlemekten ve diğer kişinin ne istediğine saygı duymaktan daha az önemlidir.

Bölüm 2

Bir cümleyle nasıl empati ifade edebilirsiniz?

Empati genellikle, diğer kişinin deneyimini kusursuz bir şekilde bildiğini iddia etmeden onu anlamaya yönelik bir çaba gibi duyulur. Örneğin:

Bu cümleler, kişinin paylaştığı bir ayrıntıyı adlandırır ve düzeltmeye açık kapı bırakır. Bu son kısım önemlidir: Başka bir kişinin durumunu hayal etmek, onun tam olarak ne hissettiğini bilmekle aynı şey değildir. Emin değilseniz bir duygu yakıştırmak yerine basit bir soru sorun: “Bunun en çok hangi kısmı aklını kurcalıyor?”

Kendi deneyiminizi onlarınkinin yerine koymaktan kaçınmaya çalışın. “Tam olarak ne hissettiğini biliyorum” demek, iyi niyetle söylense bile konuşmayı kapatabilir. Daha özenli bir versiyonu şöyledir: “Benzer bir konuda farklı bir deneyim yaşadım ama bunun senin için nasıl olduğunu anlamak isterim.”

“Görünüşe göre değişiklik, senin hazırlanmaya vaktin olmadan gerçekleşmiş.”
“Bunu dört gözle bekliyordun, bu yüzden iptal edilmesinin canını neden yaktığını anlayabiliyorum.”
“En zor kısmın belirsizlik olduğunu doğru mu anlamışım?”
Bölüm 3

Durumu devralmadan nasıl şefkat gösterebilirsiniz?

Şefkat, endişeyi işleri kolaylaştırma arzusuyla birleştirir. Pratik ifadesi nazik bir söz, somut bir teklif veya sadece kişinin ne tür bir yardım (eğer istiyorsa) istediğini sormak olabilir. Örneğin:

Bir teklif somut olduğunda ve reddedilmesi kolay olduğunda daha saygılıdır. “İşine yarayacaksa perşembe günü akşam yemeği getirebilirim”, diğer kişiye net bir seçenek sunar. Buna karşılık, “Bunu senin için hallederim” demek, onların bir müdahale istediğini ve durumu düzeltmenin ne anlama geldiğine sizin karar verebileceğinizi varsayar.

Şefkat, durumu çözmeyi gerektirmez. Bazen faydalı yanıt orada kalmak, dinlemek veya “Hayır, teşekkür ederim” yanıtını kabul etmektir. Şefkatli bir niyet her teklifi faydalı kılmaz; hangi desteğin uygun olduğunu belirlemeye diğer kişinin tercihleri yardımcı olur.

“Başa çıkması gereken çok şey varmış gibi görünüyor. Listenden bir görevi üstlenseydim yardımcı olur muydu?”
“Bunun bu kadar zor bir hafta olmasına üzüldüm. Yanında birini mi istersin, yoksa biraz kafa dinlemeyi mi?”
“Bunun seni nasıl etkilediğini önemsiyorum. Sana pratik olarak destek olabileceğim bir yol var mı?”
Bölüm 4

Aynı fikirde olmadığınızda empati nasıl duyulur?

Birinin bakış açısını anlamak, her kararına katılmak veya her eylemini onaylamak anlamına gelmez. Kendi görüşünüzü açıkça belirtirken, onların mantığını duyduğunuzu gösterebilirsiniz. Örneğin: “Hızlı yanıt vermek için baskı altında hissettiğini anlıyorum. Yine de karara farklı bakıyorum.”

Bu tür bir yanıt, bakış açısı geliştirmeyi aynı fikirde olmaktan ayırır. Ayrıca hissetmediğiniz bir duyguyu paylaşıyormuş gibi davranmaktan da kaçınır. Şöyle diyebilirsiniz: “Bunun senin için tam olarak nasıl bir his olduğunu bilemem ama anlamak istiyorum” veya “Neden hayal kırıklığına uğradığını duyuyorum; sonrasında olanlar ise içime sinmiyor.”

Bölüm 5

Bir sonraki cümlenizi seçmenin basit bir yolu

Biri size zor bir deneyiminden bahsettiğinde şu üç adımlı kontrolü uygulayın:

Bu sıra, her ikisi de hoş karşılandığında empati ve şefkati birleştirir: Önce anlamak için çaba gösterin, ardından kişinin seçebileceği bir biçimde ilgi ve özen sunun. Konuşmamayı veya yardım kabul etmemeyi tercih ederlerse bu yanıta saygı gösterin. Baskı yapmadan da sıcaklığınızı koruyabilirsiniz.

Bir ayrıntıyı yansıtın. Hemen tavsiyeye atlamak yerine söylediklerinden bahsedin: “Son dakika değişikliği her şeyi yeniden düzenlemek zorunda kalmana neden oldu.”
Anlayışınızı kontrol edin. “Doğru anlamış mıyım?” veya “En zor gelen kısım burası mı?” diye sorun.
Yardım etmeden önce sorun. Şunu deneyin: “Sadece dinlememi mi, seninle fikir yürütmemi mi yoksa pratik bir konuda yardımcı olmamı mı istersin?”
Bölüm 6

Kaçınılması gereken yaygın yanılgılar

Empatiyi aynı fikirde olmakla bir tutmak. Bir kişinin bakış açısını anlayabilir ve yine de seçimine katılmayabilirsiniz. Neyi anladığınızı söyleyin, ardından kendi sınırınızı veya duruşunuzu net bir şekilde belirtin.

Şefkati tavsiye vermekle bir tutmak. Tavsiye, yardımın olası biçimlerinden yalnızca biridir. Önerilerde bulunmadan önce kişinin bunları isteyip istemediğini sorun.

Herkesin aynı desteği istediğini varsaymak. Bir kişi pratik yardımdan memnun olabilir; bir başkası ise biraz alan tanınmasını veya konuşma fırsatını tercih edebilir. Tahmin etmek yerine sorun.

Konuşmayı kendi duygularınız etrafında döndürmek. Kısa bir kişisel örnek bağ kurabilir, ancak dikkati paylaşımı yapan kişiye geri verin. Şöyle diyebilirsiniz: “Benim de başıma benzer bir şey gelmişti, gerçi seninkinin farklı olduğunu biliyorum. Bu durum senin için nasıl geçti?”

Bölüm 7

Ortak bir davet, kurtarma planından farklıdır

Diyelim ki bir arkadaşınız hafta sonu planının suya düştüğünü söyledi. Empatik bir yanıt şöyle olabilir: “Bunu dört gözle bekliyordun, bu yüzden bu değişikliğin hayal kırıklığı yaratmasını anlayabiliyorum.” Şefkatli bir teklif ise şunu ekleyebilir: “Birlikte başka bir şey yapmak ister misin, yoksa kendi planını yapmayı mı tercih edersin?” Bu teklif isteğe bağlıdır ve diğer kişiye seçim yapma alanı tanır. İlginizi göstermek için durumu düzeltmeniz gerekmez.

Diğer kişi hayır derse, bu konuşmayı bir minnettarlık testine dönüştürmeden yanıtı kabul edin. Konuşmak istiyorlarsa, ayrıntılarının bir sonraki soruya rehberlik etmesine izin verin. Pratik yardım istiyorlarsa, hangi küçük eylemin gerçekten yararlı olacağını sorun. Bu örnekler, belirli bir tepkiyi garanti eden bir senaryo değil, yukarıdaki tanımların editoryal açıklamalarıdır.

Bölüm 8

Özetle

Empati, başka bir kişinin duygularını veya deneyimlerini onun bakış açısından anlama çabasıdır. Şefkat ise buna ilgi, endişe ve yardım etme arzusunu ekler. Birbirleriyle örtüşebilirler ve hiçbiri kusursuz kelimeler gerektirmez. Günlük konuşmalarda kişinin gerçekte ne söylediğini dinleyin, yorumunuzu teyit edin ve ne tür bir yanıtın faydalı hissettireceğini sorun.

Bölüm 9

Kaynaklar ve kapsam

Yukarıdaki tanımlar ve okuma stratejileri adı geçen kaynaklardan alınmıştır. Örnek planlar, cümleler ve karar kontrolleri günlük kullanım için yapılmış editoryal uyarlamalardır; belirli bir sonucu garanti etmezler.

Cambridge Dictionary, empati: https://dictionary.cambridge.org/dictionary/english/empathy
Cambridge Dictionary, şefkat: https://dictionary.cambridge.org/dictionary/english/compassion
Greater Good Science Center, şefkat: https://greatergood.berkeley.edu/topic/compassion/definition
İlgili okumalar

Bu konuyu keşfetmeye devam et